30 Eylül 2009 Çarşamba

Ömrümün en güzel hikayesi kitabı Hakan Tabakanla liğ radyodaydı.

Lig Radyo’da geçtiğimiz haftalarda yapılan Adanaspor söyleyişisinin devamı bu akşam yapıldı. Programın bu bölümünde Bozkurt Yılmaz ile Hakan Tabakan “Ömrümün En Güzel Hikâyesi” kitabı üzerine konuştu. Genel konulara da değinilen programın kısa özeti için devam linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Programa katılıp bu güzel Adanaspor kitabını ulusal çapta duyuran Hakan Tabakan'a ve programın sunucusu Bozkurt Yılmaz'a tekrar teşekkür ediyoruz. 'Ömrümün En Güzel Hikâyesi' kitabına ulaşmak için sağ sütunumuzda yer alan kitap kapağına tıklayarak gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bozkurt Yılmaz:
Ömrümün En Güzel Hikayesi isimli Adanaspor kitabı hakikaten çok güzel bir kitap. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, aynı zamanda hayatın içerisinden bir kitap. Tabi ki hayatın içerisindeki en önemli yerde de sizin için Adanaspor var. Adanaspor için yazmışsınız zaten bu kitabı. Bu kitabın öyküsü nedir? Öncelikle bunu dinleyebilir miyiz sizden?

Hakan Tabakan:
Futbolla ilgili ilk yazı maceram Adanaspor.ORG'da başladı. Ardından zaman geçtikten sonra farklı bir site/blog kurup ordan da yazmak istedim. Kaplanpenche.Com'u kurdum. Orada Adanaspor'la ilgili yazılar oluştu. 2007-2009 Ağustos ayları içerisinde bulunan yüzlerce yazı var. Sonrasında bir Adanaspor kitabı çıkartmak istedik ancak bunu beceremedik, daha çok yardıma ihtiyaç vardı. Daha sonra arkadaşların da önerisiyle "Neden kaplanpenche'de ki yazıları derleyip kitaba dönüştüremiyoruz?" denildi. Daha sonrasında böyle yaptık. Orada ki yüzlerce yazının içerisinden hem gündemi tutabilen, hem de geçmişe dönüpte okuyabileceğimiz yazıları seçtik ve bir kitap haline getirdik.

BY:
Her zaman okunabilecek bir kitap haline getirmişsiniz. 2007-2009 diyorsunuz ama 2017'de bile okunabilecek düzeyde bir kitap oluşturmuşsunuz. Çiçek sevgisinden tutun ekonomiye, Türk Futbol'undan Adanaspor özeline kadar bir çok bilgiyi paylaşmışsınız. Burda ki yazılar sadece size ait yazılar değil sanırım?

HT:
Tabi ki. Son dönemin önemli şairlerinden Hakan Savlı ve Onur Caymaz'ın yazılarına ve şiirlerine yer verdik. Bunun dışında Adanaspor kanadında Mustafa Emre, Gökmen Demirkaya, Mehmet Uysal, Gizem Can, Hilal Akçan ve Şenol Yıldızdoğan'ın da yazıları yer aldı kitabın içerisinde. Katkıları oldu bu arkadaşlarımızın da.

BY:
Tribün terimleri diye bir bölüm var-ki çok güldüm ben bu bölümlere- Aslında her maçta söylenen, "Ordan kaç gol attın?", "Satılmış hakem!" gibi her tribünde rahatlıkla söylenebilecek terimler var. Bunları nasıl seçtiniz? Sizin söylediğiniz terimler miydi? Nasıl aklınıza geldi? Araştırdınız mı?

HT:
Yıllardır tribünde olduğumuz için yaşadığımız şeyler bunlar. Mesela sevmediği bir futbolcu kaleye uzaktan bir şut çekiyor, "Ordan kaç gol attın?" diye sinirleniyor tabi gol olmayınca. Gol olsa değişecek tabi ki burada ki tepki. Ya da yenilip eve geldiğimiz zaman diğer takım tutan arkadaşlar bize kızarlar ve bizler de kendimizi savunuruz, "Penaltımız verilmedi, verseydi değişirdi maç." gibi klişe laflar... Ben de bunlardan 15 tanesini seçtim, zamana yaydım, yazdıktan sonra tekrar toparladım ve ara ara blogda yayınladım. Oradan çıktı.

BY:
Aynı zamanda vefakar bir taraftar portresi de çiziyorsunuz. Örneğin Sabotiç'den bahsediyorsunuz. Adanaspor'da bir dönem oynamış, şu anda oynamayan futbolcuların büyük bir çoğunluğunu sevgiyle anıyorsunuz.

HT:
Tabi ki. Feyzullah var, Eyüp hocamız var bunların içerisinde altyapı da çalışıyorlar şimdi. Ve niceleri... Sadece onlar değil tabi ki, tribünden de bir çok isim andık. Bir Yahya'mız vardı mesela, 130. sayfada yer vermiştik. Onu da anlattık kitabımızda. Yani Adanaspor'umuzda yer almış, tribünde ki, takımda ki önemli kişiler yer aldı diyebiliriz. Ayrıca bizim için çok önemli olan Gündüz Tekin Onay'dan da şiir ve yazıyla bahsettik, bu da ayrı bir sevincimiz oldu bizim için.

BY:
Ayrıca bir öneri de getirmişsiniz sanırım, "Güney tribününün Gündüz Tekin Onay Tribünü olması adına" öyle değil mi? Ancak kitapta takip ettiğim kadarıyla böyle bir karar henüz verilmemiş sanırım?

HT:
Evet. Yalnız böyle bir kararı almak, bizleri aşan konular. Biz blogdan ya da Adanaspor.ORG'dan arkadaşlarla öneriyoruz. Çünkü bir kulüp simgeleriyle vardır. Bu simgeleri ne kadar koruyabilirsek ileriye birşeyler taşıyabiliriz. Bunun dışında herşey gelip geçicidir futbolda. Biz ne kadar başarıya endeksli bir futbol ideali kursakta kafamızda, öyle değildir işler. Simgeler vardır ve o simgeleri yaşattığımız sürece güçlüyüz futbol aleminde. Bu nedenle Gündüz Tekin Onay isminin Güney Kale Arkası'na verilmesi benim adıma çok uygundur. Benim gibi düşünen bir çok taraftar da vardır, biliyorum. Böyle bir öneri de bulunduk. Tabi dediğim gibi, bu işler bizleri aşan konular. Gerçekleşirse mutlu oluruz tabi ki.

BY:
Bana bir de "Adanasporlu olmak nedir?"in tanımı var bende, bunu da belirtmek istiyorum demiştiniz. Bunu rica edebilir myiim sizden..

HT:
Her taraftar kendi takımı için güzel ifadeler kullanacaktır mutlaka. Şunu söylemek istiyorum öncelikle, Adanasporlu bir çok badireler atlattı bugüne kadar. Tarihimizde bir takım hatalar da oldu belki, bedelini de ödedik.

BY:
Takım kapanma noktasına kadar geldi. Daha ne olsun değil mi?

HT:
Evet takım kapandı, liglere çıkamadı. Amatör düzeyde dahi lige çıkamadı. Lig 2.liği görmüş, UEFA oynamış bir takım liglere katılamadı. Biz hep kendi başımıza kaldık, kendi başımıza birşeyler yapmak istedik. Son dönemlerde de Kulüp Başkanımız Bayram Akgül de yine kendi başına çabaları var. Şimdi geçen hafta çıkarttığımız son fanzinimizde genç bir arkadaşımızın sözü vardı. Bunu okumak istiyorum, "Adanasporlu olmak nedir?"e tarifen...

BY:
Tabi, sizi dinliyoruz... Buyrun...

HT:
"Umutlar ve hayaller vardı yıkılmayı bekleyen. Yıkıldılar da birer birer. Ama biz, onlar yıkıldıkça daha güzellerini kurduk daha ulaşılmazlarını... Belki onlar da yıkılacak ve her yıkıntı biraz daha bağlayacak sürekli bizi içine çeken, girip de çıkamadığımız o büyük tutkuya. Zaferlerde de vardı, büyük mutluluklar da, içten çığlıklar da. Güzel günleri de gördük. Ama biz hüznü sevdik. O tribün denilen beton yığınları boşken, sağa sola aldırmadan ayağa kalkıp çılgınca alkışlamayı sevdik. Zafer sarhoşluklarını değil sessizce ağlayanların içten hıçkırıklarını sevdik. Hayallerimiz ve hedeflerimiz hep vardı. Kimisine ulaşabildik, kimisinde beceremedik. Ama biz yolun sonuna varmayı değil, yola çıkmayı, yolda olmayı sevdik." fanzinimizin 4. sayısı, 2. sayfasında ki Aynanın İçi başlıklı yazıdan...

BY:
Çok güzel bir tanımlama yapmışsınız. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Kitabınız çok güzel gerçekten, bu kitabı temin etmek isteyecek olan dinleyicilerimiz nasıl ulaşabilirler kitaba?

HT:
Kitapsan şubelerinde kitabımızdan var. Ancak direk sitemizden bizimle iletişime geçenler, adres bilgisi vermesi halinde bizler kitapları kendilerine ulaştırıyoruz. kaplanpenche.com sitemiz, kaplanpenche@gmail.comBu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır mail adresimiz.

BY:
Çok teşekkür ediyoruz Hakan Bey, Adanaspor'a da başarılar diliyoruz.

HT:
Ben teşekkür ediyorum, iyi çalışmalar, iyi yayınlar.

Hiç yorum yok: